maneviyatı doruklarda olan bir mekanda verilen sanki yılların birikiminin bir damlaya gizlendiği bir hayat…Ve o hayattan çıkarılacak geleceğe yön veren büyük dersler.. O bize göre bir gönül adamı, bir duayen bir eğitim gönüllüsüydü, ama o şimdi bizim gönüllerimizde bir Müderris, bir hayat profösörü..
Haber: Müslüm SÖYLER
Amasya Rumeli Balkan Türkleri'nin katkıları ile Eyüp Sultan Belediyesi Kültür Evi’nde düzenlenen ‘’Özkan AĞIŞ Konferansı’’ katılımcıların büyük beğenisine sahne oldu. Sunumunu her zaman olduğu şairane bir atmosfer içerisinde gerçekleştiren Anayurt Gazetesi yazarı Şair Kasım Alper ÖZDEMİR ardından açılış konuşmasını yapmak üzere Amasya Rumeli Balkan Türkleri Derneği Başkanı Hüseyin YAZICI kürsüye davet etti. Yazıcı yaptığı konuşmada, derneğimizin her zaman kültüre ve kültürel organizasyonlara önderlik edeceğini, bu gibi üyelerimizi ve halkımızı aydınlatıcı toplantı ve panelleri sık aralıklarla yapacaklarını belirtti. Bu konuda Eyüp Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nde her zaman yanımızda olan Amasya sevdalısı bir gönül insanı Aydın GENÇ'e de gösterdiği ilgi alakadan ötürü teşekkür etti.
Ve kürsüye büyük gönül adamı, eğitim sevdalısı, enerji duayene ağbimiz,amcamız sayın Özkan AĞIŞ geliyor…Ve bir üniversite öğretim üyesi gibi başlıyor o güzel konferansına..
İlk evvela eğitim konusuyla başlıyor AĞIŞ, eğitime verdiği önemi ‘’beni en fazla onurlandıran eğitime verdiğim hizmettir’’ diye özetliyor. Ve kendi adıyla açtığı okulundan mezun olup üniversiteyi kazananların da tüm okul masraflarını karşıladığını belirtiyor. Hayatım boyunca paraya önem vermedim diyor AĞIŞ, ‘’sadece karın doyurmak ile anılsaydık, diğer canlılardan bir farkımız olmazdı’’ diyerek sözü tam gediğine oturtuyor.
‘’Ya eser vereceksin,Ya insan yetiştireceksin’’..diyerek hayattaki felsefesini iki cümleyle ortaya koyuyor. Gayret ise bunların tamamlayıcısıdır diyor. Bu iş önce aileden başlar elbette. Bende ailemden gelen bir azim var, işte bu her insanın geninde olan bir özelliktir. Babam da öyleydi benim. Çocuklarınız bırakın ne mesleği isterlerse onu seçsinler. Benim kendi kızımla ilgili bir anektodumu anlatırsam daha iyi anlatmış olurum size. Kızıma matematik dersi çalıştırıyorum. Çünkü matematiği pek sevmezdi bir gün o kadar taştım ki ‘’yahu kızım bu kadar basit problemi yapamıyorsun’’ dedim ve kitabı fırlattım. Sonra baktım bir gün kendi kendine etek resimleri çiziyor..Sonra ona bir moda kitabı aldım, onu incelerken baktım bu defa ondan esinlenmiş bluz çizmiş. Sonra liseye geldi baba ben moda okuluna gideceğim dedi. Sonra İtalya’ya gitti ve şimdi sayılı modacılardan oldu. Dolayısıyla insan işini ve mesleğini severek yapmalıydı. Baba ve anneye düşen tek görev çocukları sıkıştığında onların yanında olmak. Ben mesela diğer kızım üniversite tercihi yaparken takılmıştı, altı tercihin üzerine çıkamadı ve bende kızım bir tercihte ekonomi yaz dedim. Ve şimdi diğer kızım dış ülkede çok önemli bir bankada üst düzey bir yönetici.
AĞIŞ, çocukluk dönemlerine indiğinde ise, ‘’bırakın çocuk ne olmak isterse o yolda yürüsün’’…Ben ülkemin üretimdeki eksikliklerini gördüğümden hep mühendis olmayı istemişimdir. Ve o nedenle hep elektirk ve o yönde meraklarımı gidermek için okulumu mühendislik alanında okumak istemişimdir.
Önce kararlılık, ben çok kararlı bir insanım. Bu kararlılık bana babamdan geçmiş. Mühendis olmayı kafama koymuştum ve bu kararlılığımı gerçekleştirdim. Bende bu aşk hayatta kendimi geçme hırsına büründü. Bende bu mühendislik aşkı, 1950’lerde ülkemizde nal ve mıh bile yapılamıyordu. Bu bana şunu verdi biz neden mal ve hizmet üretemiyoruz. Ayrıca Erbaa’ya kurulacak fabrika ve bu fabrikada çalışan mühendisleri görünce mühendislik benim için kaçınılmaz bir hedef oldu. Ve kafamda elektrik mühendisliği sorusu oluştu. Ve elektrik mühendisi olmak için yola koyuldum. 125 liraya Orman fakültesine yazıldım ama kafamda mühendis olmak vardı. Teknik Üniversite Mak. Mühendisliğini birincilikle kazandım. Ve mühendislik yoluna böylece girmiş oldum.
İyi bir komutan olmalıyız..Biliyorsunuz '' iyi bir komutan takımını ölüme götürebilecek komutandır''..O nedenle iyi bir yönetici, iyi bir işadamı ve iyi bir insan olmanın yollarını araştırmalıyız. Her ne kadar bu yol genlerimizde gizli olsa da bu gizliliği ortaya çıkarmak kendi elimizde. Ama şu iyi bilinmeli insanları çalıştırırken onların tüm sorunlarına eğilmeliyiz. Ben kendi işyerimde olan işçilerimin tüm sorunları ile yakından ilgilenirim. Şunu unutmayın ‘’insan otomat değildir , ilgi ve alaka bekler’’ ..Benim şantiyemin merkezi sevgi ile örülmüştür. Aynı tastan çorba içip, aynı yemeği aynı sofrada yemeliyiz, şahsi değil, ekip çalışmasının başarının yolunu açtığını unutmayalım. Beraber çalıştığınız insanlara güven vermek , kader birliği yapmak başarının anahtarıdır. Sosyal çevrenizi de asla ihmal etmeyin, ben hiç etmedim. Benim hedefimde birinci derecede ailem değil memleketim olmuştur.
‘’Zengin olacağıma gelişmiş bir ülkenin ferdi olmayı tercih ederim’’ Almanya’daki işçilerimizin başarısının kökeninde bu var. Başarmak bizim genlerimizde var. Millet olarak övüneceğimiz bir farklılığımızdır bu.
1923 yılında Cumhuriyet ilan edildiğinde elektrik yoktu, o dönemde İstanbul’da elektrik vardı ama Anakara’da yoktu. Meclis lüx lambalarla idare edildi. Türkiye’ye ilk elektirk Kayseri papaz okuluna verilmişti. Çünkü orası bir misyoner okuluydu. Köylere elektrik 1970’lerden sonra verilmeye başlandı.
Elektirk bir ülke için çok önem arzediyor. Çünkü elektrik ülkemize verildiğinde ;
İmalat sanayi gelişti. İzmit ile İstanbul arasına 90 adet fabrika kuruldu.
Türkiye’ye sanayi devrimi elektrik ile birlikte geldi.
Benim kaderimin çizdiği yol ile kabına sığmayan bir insan olarak çizdiğim projelerimle bu kabı dışarıya taşıdım.
75 yaşındayım, şimdilerde piyano dersi alıyorum yakında sizlere bir piyano resitali vereceğim. Hayatta hiçbir şey geç değildir. Tenis öğendim ve oynuyorum, benimle maç yapacak varsa gelsin. Dahası dans ederim, hatta müsabakalara katılacak kadar kendime güveniyorum. Bütün mesele karşınıza çıkacak fırsatları değerlendirmektir. İnsan öğrendikçe eline fırsat üstüne fırsat geçer. Memleketinize borcunuzu ödeyebilmek için karşınıza çıkan fırsatları değerlendirin. 51 Yıllık mesleki hayatım boyunca ülkeme 19 tane çok büyük eser kazandırdım. Geneli termik santraller , doğalgaz , petrokimya ve kombine çevirme tesisleri üzerinedir.
Ve ardından konukların sorularını cevaplayan AĞIŞ, Şuayip ERİŞ’in, Taşova Yeşilırmak üzerine kurulacak HES’lerin tarımdaki sulamayı baltalarmı sorusuna;
Asla bu konuda sulama mevsiminde tarım alanları aynı miktarda suları yine kullanabilecekler. Bu konuda bana da verilen bilgi bu aksi olursa bu sorunda ve endişende haklısın derim …Basındaki kirli haberlere bakmayın. Doğanın güzelliği ve sulama düzeni asla bozulmayacaktır. Eskiden Almanlar bizim boş akan sularımız için ‘’Su akar Türkler bakar’’ diyorlardı. Şimdi yapılacak tesislerle suyun hala aktığını ama Türklerin de asla bakmadığını göstermek durumundayız.
Bu konuda sadece Hasan Keyf için yapılanlara karşıyım. Oradaki tarihi görüntü asla bozulmamalı, birde derelerin hızlı akışını yavaşlatacak projeleri asla onaylamıyorum.
Doğayı korumak çocuklarımızdan peşinen aldığımız senettir…
Ali Osman KAYMAK’ın çok güzel bir toplantı devamı gelecek mi ve derneklerimize bu konuda ne gibi önerileriniz olabilir ?
Bunun tabii ki arkası gelecek. Ben her zaman bu gibi toplantı ve konferanslar veriyorum. Taşova’da kurulan vakfı biliyorsunuz biz Fuat BURSALI ile Taşova için çok daha güzel projeleri hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Birlikte inşallah Amasya üniversitesi için Taşova’ya bir kampus oluşturacağız. Sivil toplum örgütleri de bu gibi durumları kamuoyu ile paylaşmalı ve halkımıza anlatmalıdır. Vakıflar birer akardır bu akarlar ileride çocuklarımız için birer kaynaktır. Ben Taşova için bir ‘’özürlüler Evi’’ kurmayı düşünüyorum. Gerçi Taşova henüz bunu kaldıramaz ama eğitim, sağlık ve huzur evleri çok gerekli kurumlardır.
Cafer AKTAŞ’ın anılarınızı yazacak mısınız sorusuna ise; Evet diye cevap veren AĞIŞ, zaten Hayatım ve Enerji ve Anektotlar halinde mizahi bir dil ile de hayatımı anlatan bir kitap hazırlıyorum.
İşadamı Cemal KAYHAN ise, o kadar çok konferanslara katıldım böylesini ilk defa dinledim …İnanın çok etkilendim, Siemens’de yöneticilik yaparken çok konferanslara katıldım. Ayrıca okurken yurtlarda yetiştim bunu çok iyi anlıyorum. Özkan beyin eğitim için düşündükleri beni çok derinden etkiledi. İnanın bu konferansı daha geniş bir Amasyalı grubun dinlemesini arzu ederdim. Hani nerde diğer derneklerimiz, gençlerimiz..Hepsini burada görmek isterdim. İnanın ben çok duygulandım ve çok etkilendim. Bu tür konferanslar çok az karşımıza çıkan fırsatlardan biriydi. Ve kaçıranlar için sadece yazık diyorum..
ASİAD Kurucu üyesi ve önceki dönem başkanı Hasan Ali CESUR’un siyasete neden girip bu hizmetlerinizi daha da aktif hale getirmeyi düşünmediniz sorusuna ise;
Siyaset bana göre değil..Ben hizmetimi zaten bu şekilde de veriyorum. Siyasete ayıracak ne vaktim ne de durumum var..Allah bana böyle bir misyon vermiş, ben bunu tamamlamak istiyorum.
Eyüp Kaymakamı Osman KAYMAK ise Nükleer enerji sorusunu sorunca, AĞIŞ, elbette nükleer enerji gerekli, hem savunma hem ileriye dönük yatırım açısından. Biliyorsunuz Nükleer enerjinin basında yapılan kirli haberlerle karalanması bu enerjinin gerçek temizliğini asla kirletemez. Bu enerjiye sahip olmamız bizim hem siyasal hem de savunma konusunda prestij kazanmamız demektir.
İsmail AKTAŞ’ın Hidrojen enerjisini sorması karşısında ise AĞIŞ, bu enerji şu an için çok erken ileride belki çok iyi sonuçlar alınabilir. Biliyorsunuz hidrojen enerjisi ayrışmayla elde edilir.
Son söz olarak şunu söylemeliyim…inanmışlık çok önemlidir. İnançla azimle doğru bildiklerimizi yapmaya çalışalım. Sizlerden buradan şu sorunun cevabını evinize gidince düşünmenizi istirham ediyorum diyor. Özkan, amcamız ne demek istedi ? İyice düşünün ve burada söylediklerimi hafızanızda canlandırın. Herkse tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.
Ve ardından plaketler verildi..
Amasyalı işadamı Hasan Ali CESUR bu güzel sohbetin tadını alanlardan. Toplantı bittiğinde gerçekten çok keyif aldım dedi.
Muhsin CELEP, Birol GEGİN,Hasan Ali CESUR, Adef Başkan Vekili Raşit ŞAHİN ve Konferansın Hocası Özkan AĞIŞ..
Gerçekten sanki o güzelim Eyüp Sultan'ın büyülü ilmi süzgecinen damla damla fikir akmıştı Kültür Evinin konferans salonuna..
Bunların içinde biri vardı ki, sohbetin çocuklarımız ve eğitimimiz ile ilgili bölümünde duygulanan Yunus ASLAN'ı neydi acaba bu duygu seline kaptıran. Eminim önümüzdeki günlerde çok sevdiği oğlu Şaban'ın vatan görevine doğru yola çıkmasıydı ASLAN'ı heyecanlandıran...
Amasya Rumeli Balkan Türkleri derneği Başkanı Hüseyin YAZICI ve Yardımcısı Kasım Alper ÖZDEMİR bu güzel ve anlamlı organizasyonun mimarlarıydılar.
YAZICI konferansa katılanlardan duyduğu mutluluğu bir tebessümle yüzüne yansıtmıştı.
Konferansta kimler yoktu ki, Çaydibi dernek Başkanı Zekeriya CÜRE, Alpaslan Derneği'nin eski başkanı Yavuz DİNÇER, Uluköy Derneği eski başkanı Cafer AKTAŞ, TOFED Gen.Müd. Yard. İsmail AKTAŞ...
Şair ve Anayurt Gazetesi yazarı Kasım Alper ÖZDEMİR çok güzel şiirleri ile yine Eyüp SULTAN'ın o menevi atmosferine yakışanı vurguladı.
Konferansın katılımcıları arasında İl Derneği kurucu başkanlarından Burhan AK, Haber Amasya'dan Sezgin ÜNSAL, Efsane Amasya'dan Ali Osman KAYMAK, Amasya Güncel'den Mega Halil, Güngören MHP'den Kemal BİNİCİ, Balkan Türkleri Yönetiminden Ziyaettin ÖNDER, Metin ÖNAL, Celil BİNİCİ, Murat KARA, Celal GÜNGÖR ,Taşova Çevre Köyleri Dernek Yönetimi'nden Muhsin CELEP, Rıza AKGÜN ve Hakan ÇAKMAK, As Amasyanın Sesi'nden Mehmet KAYA, Şair Sami ASLAN, Şuayip ERİŞ, İslam KAYA, Yeşil Ilgaz Gıda genel Müdürü Yüksel TEMEL ve Eyüp Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nden bir gönül insanı Aydın GENÇ...
Ses ver yiğidim ve Azad Eyle ile yine duyguları tavana vuran Kasım Alper ÖZDEMİR..
Katılımcıların konferansı can kulağı ile dinlemesi Özkan AĞIŞ'ında dikkatini çekmişti.
Konferansa katılan önceki dönem il derneği başkanı Birol GEGİN çok güzel bir etkinlik organize edenleri kutlarım dedi.
Konferansı düzenleyen Başkan Hüseyin YAZICI ve konferansın dili ise değerli ilim adamı Özkan AĞIŞ yanyana aynı karede.
İşte ASİAD'da başarılı dönemlere imza atan Hasan Ali CESUR , Amasya aşkı herde olmasını gerektiren değerli büyüğümüz Muhsin CELEP ve gerçekten yürekli bir isim Birol GEGİN..
Eyüp Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nde gerçek bir Amasya sevdalısı Aydın GENÇ, göstermiş olduğu kadirşinaslık ve misafirperverlik ile bunu fazlasıyla ispat etti.
Ve As Amasyanın Sesi editörlerinden Göynücekli 112 Acil Servis teknisyeni Mehmet KAYA 'da Özkan AĞIŞ konferansında acil çay servisini yapıyor..
Taşova Derneği Yönetiminden Hakan ÇAKMAK ve ADEF Başkan Vekili Raşit ŞAHİN...
Alpaslan Dernek Başkanı Mustafa ÖZTÜRK ve Seyit DEMİR'de konferanstaydılar..